PROKARYOTLARDA GEN FADES N N DZENLENMES (Kaynak: Genetik - - PowerPoint PPT Presentation

prokaryotlarda gen fades n n d zenlenmes
SMART_READER_LITE
LIVE PREVIEW

PROKARYOTLARDA GEN FADES N N DZENLENMES (Kaynak: Genetik - - PowerPoint PPT Presentation

PROKARYOTLARDA GEN FADES N N DZENLENMES (Kaynak: Genetik Kavramlar, Prof. Dr. Bekta TEPE Klug, Cummings & Reece) Gen ifadesi nasl kontrol edilir? q Genlerin alp kapanabildi ini ifade eden gr leri


slide-1
SLIDE 1

PROKARYOTLARDA GEN İFADESİNİN DÜZENLENMESİ

slide-2
SLIDE 2

Gen ifadesi nasıl kontrol edilir?

q Genlerin açılıp kapanabildiğini ifade eden görüşleri destekleyen kuvvetli kanıtlar bulunmaktadır. q Örneğin, E. coli proteinlerinin ayrıntılı olarak incelenmesi; q Genomun şifrelediği yaklaşık 4000 kadar polipeptid zincirinin derişimlerinin oldukça değişkenlik gösterdiğini

  • rtaya çıkarmıştır.
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

2

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-3
SLIDE 3

Gen ifadesi nasıl kontrol edilir?

q Prokaryot gen ürünlerinin büyük bir kısmı hücrede sürekli

  • larak bazal seviyede (birkaç kopya) bulunmasına

rağmen, gerektiğinde miktarları olağanüstü artabilir. q Genetik bilginin ifadesini kontrol eden temel kontrol mekanizmaları bulunmalıdır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

3

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-4
SLIDE 4

Gen ifadesi nasıl kontrol edilir?

q Bakteriler pek çok nedenden ötürü genetik için çok faydalı araştırma organizmaları olmuşlardır.

q Birincisi, son derece kısa üreme döngüleri vardır. q İkincisi, genetik bakımdan özgün olan mutant bakteri suşlarının izole edilebildiği ve bağımsız olarak araştırılabildiği ‘saf kültürler’ oluşturulabilir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

4

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-5
SLIDE 5

Gen ifadesi nasıl kontrol edilir?

q Bakteriler ayrıca, çevre koşullarındaki değişikliklere cevap

  • larak ortaya çıkan genetik transkripsiyonun uyarılmasının

(indüksiyonunun) incelendiği çalışmalarda da kullanılır. q Bakterilerde bulunan, transkripsiyon sonrası (post- transkripsiyonel) regülasyonun varlığı da unutulmamalıdır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

5

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-6
SLIDE 6

Prokaryotlar çevre koşullarına cevap veren etkin genetik mekanizmalara sahiptir

q Bakteriler yalnızca çevre koşullarındaki değişikliklere cevap vermezler. q Aynı zamanda, çeşitli normal hücresel olaylardaki (replikasyon, rekombinasyon, DNA hasarı tamiri) ve hücre bölünmesi ve gelişimindeki gen aktivitelerini de regüle ederler.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

6

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-7
SLIDE 7

Fakültatif ve konstitütif enzimler

q 1900’lerde mayanın, laktozlu üreme ortamında (galaktoz ve glukoz içeren bir disakkarit) laktoz metabolizmasına özgül enzimleri üretmeye başladığı saptanmıştır. q Ortamda laktoz bulunmadığında bu enzimler sentezlenmemektedir. q Bu tip enzimlere, uyum sağlayan (adaptif) veya fakültatif enzimler de denir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

7

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-8
SLIDE 8

Fakültatif ve konstitütif enzimler

q Hücrede, çevrenin kimyasal koşullarına bakılmaksızın sürekli olarak sentezlenen enzimler ise konstitütif enzimler

  • larak adlandırılır.

q Daha sonraki araştırmalar, bunun tersi olarak belirli bir molekülün varlığı ile genetik ifadenin baskılandığı başka bir sistemin bulunduğunu göstermiştir. q Örneğin, bakteri hücreleri triptofan amino asitini sentezleyebilir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

8

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-9
SLIDE 9

Prokaryotlar çevre koşullarına cevap veren etkin genetik mekanizmalara sahiptir

q Triptofanın, uygun biyosentetik enzimlerin üretimi için gerekli olan mRNA’nın tanskripsiyonunda baskılayıcı rol

  • ynadığı bir mekanizma gelişmiştir.

q Triptofanın ifadesini yöneten sistem baskılanabilir sistem

  • larak tanımlanır.

q Uyarılabilen ya da baskılanabilen regülasyon, negatif ya da pozitif kontrol altında bulunabilir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

9

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-10
SLIDE 10

Prokaryotlar çevre koşullarına cevap veren etkin genetik mekanizmalara sahiptir

q Negatif kontrol: Bir çeşit regülatör molekül tarafından engellenmediği sürece genetik ifade gerçekleşebilir. q Pozitif kontrol: Sadece regülatör molekül, RNA sentezini doğrudan uyarırsa transkripsiyon gerçekleşir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

10

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-11
SLIDE 11

Prokaryotlar çevre koşullarına cevap veren etkin genetik mekanizmalara sahiptir

q Laktoz metabolizması ile ilgili birçok genetik ve biyokimyasal veriler elde edilmiştir. q Bu çalışmalarla, laktoz metabolizmasından sorumlu gen aktivitesinin, laktoz varken uyarıldığını gösteren kanıtlar sağlanmıştır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

11

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-12
SLIDE 12

Laktoz metabolizması

q Laktozun varlığında, laktoz metabolizmasında yer alan enzimlerin miktarı, hücre başına birkaç molekülden binlerce moleküle kadar hızla artmaktadır. q Bu durumda, laktoz metabolizmasından sorumlu enzimler uyarılabilen (indüklenebilen) enzimlerdir. q Burada laktoz, uyarıcı (indükleyici) olarak yer almaktadır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

12

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-13
SLIDE 13

cis-acting (aynı-etkili) bölge

q Prokaryotlarda, birbiri ile ilişkili işlevleri olan enzimleri şifreleyen genler (örneğin, laktoz metabolizması ile ilgili genler) kümeler halinde organize olma eğilimindedir. q Tek bir regülatör (düzenleyici) birimin koordineli genetik kontrolü altındadır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

13

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-14
SLIDE 14

cis-acting (aynı-etkili) bölge

q Bu düzenleyici bölge, genellikle kontrol ettiği gen kümesinin yukarı kısmındadır. q Bu bölge cis-acting (aynı-etkili) bölge olarak tanımlanır. q Bu bölgedeki etkileşimler, gen kümesinin transkripsiyonunu kontrol eden moleküllerin buraya bağlanmasıyla olur. q Bağlanan moleküller ise trans-acting (karşı-etkili) elementler olarak adlandırılır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

14

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-15
SLIDE 15

Lac operonu: Uyarılabilen operon

q Gen kümesinin bir parçası olan düzenleyici bir genin ve düzenleyici bir bölgenin varlığının keşfedilmesi, q Gen ifadesinin nasıl kontrol edildiğinin anlaşılmasında son derece önemli olmuştur.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

15

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-16
SLIDE 16

Lac operonu: Uyarılabilen operon

q Laktoz metabolizması, kümedeki üç yapısal genin işlevine bağlıdır. q Üç yapısal gen ve bitişiğindeki regülatör bölge laktoz ya da lac operonunu oluşturmaktadır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

16

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-17
SLIDE 17

Lac operonunun yapısal genleri

q Enzimlerin primer yapısını şifreleyen genlere yapısal genler denir. q Lac operonunda üç tane yapısal gen vardır.

q Lac Z: Öncelikli görevi dissakkarit laktozu, monosakkaritleri olan glukoz ve galaktoza çeviren β-galaktozidaz enzimini şifreler.

q Lac Y: Laktozun hücre içine alınmasını kolaylaştıran permeaz enzimini belirler. q Lac A: Transasetilaz enzimini şifreler.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

17

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-18
SLIDE 18

Lac operonunun yapısal genleri

¤ Bu enzimin fizyolojik rolü tam açık olmamakla birlikte, hücrede laktozun sindirilmesiyle ortaya çıkan toksik yan ürünlerin uzaklaştırılmasıyla ilgili olabilir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

18

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-19
SLIDE 19

Lac operonunun yapısal genleri

q Araştırmacılar bu üç enzimi kodlayan genlerle ilgili çalışma yapmak için, q Enzimlerden birinin ya da diğerinin işlevini ortadan kaldıran çeşitli mutasyonları taşıyan mutantlar izole etmişlerdir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

19

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-20
SLIDE 20

Lac operonunun yapısal genleri

q Aktif β-galaktozidaz ya da permeaz sentezleyemeyen mutant hücreler (sırasıyla, Lac Z⁻ ya da Lac Y⁻), laktozu enerji kaynağı olarak kullanamazlar. q Transasetilaz geninde de mutasyonlar bulunmuştur. q Lederberg’in yaptığı haritalama çalışmaları sonucunda, üç genin hepsinin birbirleri ile yakın bağlantılı olduğu ve Z-Y-A düzeninde bitişik oldukları saptanmıştır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

20

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-21
SLIDE 21

Lac operonunun yapısal genleri

q Yapısal genler hakkında başka bir gözlem daha yapılmıştır. q Bu üç genin tek bir birim halinde transkripsiyona uğrayarak bir polisistronik mRNA oluşturdukları saptanmıştır. q Üç gen ürününün translasyonu tek bir haberci molekülden (tek bir mRNA’dan) yapıldığı için, bu üç genin regülasyonu da birlikte yapılmaktadır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

21

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-22
SLIDE 22

Regülatör mutasyonların bulunuşu

q Laktoz, yapısal genleri nasıl aktive etmekte ve ilgili enzimlerin sentezini nasıl uyarmaktadır? q Bu sorunun cevabının bir kısmı sahte uyarıcılar olarak adlandırılan ve laktozun yapısına benzer kimyasal moleküllerin (analogları) bulunması ve bunlarla yürütülen çalışmalardan elde edilmiştir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

22

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-23
SLIDE 23

Regülatör mutasyonların bulunuşu

q Sahte uyarıcılar, doğal uyarıcılar gibi davranırlar. q Ancak, sentezlenecek olan enzimlerin substratları değildirler. q O halde, laktozun uyarılmadaki rolü nedir? q Bu sorunun cevabını almak için konstitütif mutantlar denilen diğer bir sınıf mutasyonun çalışılması gerekmiştir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

23

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-24
SLIDE 24

Sahte indükleyici ajan: İzopropiltiyoogalaktozit (IPTG)

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

24

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-25
SLIDE 25

Regülatör mutasyonların bulunuşu

q Bu tip mutasyonlarda, laktoz ortamda olsa da

  • lmasa da enzimler

sentezlenir. q Bu tip ilk konstitütif mutasyon olan lac I⁻ haritalandığında, DNA’da yapısal genlere yakın, ancak faklı bölgede bulunduğu saptanmıştır. q Lac I geni baskılayıcı gen olarak adlandırılır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

25

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-26
SLIDE 26

Regülatör mutasyonların bulunuşu

q Benzer etkileri

  • luşturan ikinci tip

konstitütif mutasyonlar yapısal genlerin hemen yanındaki bölgede bulunmuştur. q Bu sınıftaki mutasyonlara Lac Oᶜ adı verilmektedir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

26

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-27
SLIDE 27

Operon modeli: Negatif kontrol

q 1960’larda, Jacob ve Monod, negatif kontrol gösteren ve bir gen grubunun tek bir birim halinde, birlikte regüle ve ifade edildiği bir operon modeli önermişlerdir. q Lac operonunda Z,Y,A yapısal genleri ve bunların hemen yanında operatör bölge denilen DNA dizileri yer alır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

27

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-28
SLIDE 28

Operon modeli: Negatif kontrol

q Jacob ve Monod’a göre, Lac I geni bir baskılayıcı molekül oluşturarak yapısal genlerin transkripsiyonunu regüle etmektedir. q Bu molekül baskılayıcı allosterik bir moleküldür. q Bunun anlamı şudur: q Molekül, başka bir moleküle tersinir

  • larak bağlanır ve hem üç boyutlu

yapısı konformasyonal değişikliğe uğrar hem de kimyasal aktivitesi değişir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

28

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-29
SLIDE 29

Operon modeli: Negatif kontrol

q Jacob ve Monod’a göre, baskılayıcı normal olarak operatör bölgenin DNA dizisiyle ilişki kurmaktadır. q Bu durumda, RNA polimerazın işlevi engellenir. q Yapısal genlerin transkripsiyonu etkin bir biçimde baskılanır. q Ancak, ortamda laktoz varsa, bu şeker baskılayıcıya bağlanır ve baskılayıcı allosterik konformasyonel değişikliğe uğrar.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

29

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-30
SLIDE 30

Operon modeli: Negatif kontrol

q Bu değişiklik sonucu baskılayıcının bağlanma bölgesi değiştiği için, baskılayıcı, operatör DNA’ya bağlanamaz. q Baskılayıcı-operatör ilişkisi kurulamayınca, RNA polimeraz yapısal genlerin transkripsiyonunu gerçekleştirir. q Laktoz metabolizması için gerekli

  • lan enzimler sentezlenir.
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

30

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-31
SLIDE 31

Operon modeli: Negatif kontrol

q Transkripsiyon, yalnızca, baskılayıcının operatör bölgeye bağlanamadığı zaman gerçekleştiği için, regülasyonun negatif kontrol altında olduğu söylenir. q Laktoz olmadığında, laktozu metabolize edecek enzimlere gerek yoktur. q Dolayısıyla sentezleri baskılanır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

31

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-32
SLIDE 32

Operon modeli: Negatif kontrol

q Ortamda laktoz varken, laktoz baskılayıcıya bağlanarak, genlerin ifadesini dolaylı olarak aktive eder. q Laktozun tümü aktive olduğunda

  • rtamda baskılayıcıya bağlanacak

laktoz kalmaz. q Baskılayıcı operatör DNA’ya bağlanmak üzere serbest kalır ve transkripsiyon baskılanır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

32

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-33
SLIDE 33

Operon modeli: Negatif kontrol

q Hem I⁻ hem de Oᶜ konstitütif mutasyonları bu moleküler ilişkileri bozarak yapısal genlerin sürekli transkripsiyonuna neden olur. q I⁻ mutantında, baskılayıcı protein biçim değiştirmiştir ve

  • peratör bölgeye bağlanamaz.

q Böylece yapısal genler devamlı olarak açık kalır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

33

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-34
SLIDE 34

Operon modeli: Negatif kontrol

q Oᶜ mutantında, operatör DNA’nın nükleotid dizisinde değişiklik bulunur. q Normal baskılayıcı molekül operatöre bağlanamaz. q Sonuç her iki durumda da aynıdır: q Yapısal genler sürekli transkripsiyona uğrarlar.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

34

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-35
SLIDE 35
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

35

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-36
SLIDE 36
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

36

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-37
SLIDE 37

Operon modelinin genetik kanıtı

q Operon modeli, doğruluğunun kanıtlanması için test edilebilen üç ana varsayım bulunmaktadır.

q I geni, yayılabilen hücresel bir ürünü oluşturur. q O bölgesi, regülasyona katılır, ancak bir ürün oluşturmaz. q Transkripsiyonu regüle edebilmek için O bölgesi, yapısal genlerin hemen bitişiğinde yer almalıdır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

37

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-38
SLIDE 38

Operon modelinin genetik kanıtı

q Bu varsayımları, özellikle de karşı-etkili (trans-acting) regülatör elementlerle ilgili olanları, doğrulamak için kısmi diploid bakteriler oluşturulmuştur. q Örneğin, bir F plazmidi kromozomal genleri içerebilir. q Bu durumda plazmit, F’ şeklinde gösterilir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

38

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-39
SLIDE 39

Operon modelinin genetik kanıtı

q F⁺ hücreye böyle bir plazmit katıldığında, hücre kendi kromozomunun yanı sıra plazmitte bulunan bir ya da daha fazla ilave gene de sahip olur. q Bu durumda, bu ilave genler için diploid olan ve merozigot adı verilen bir konak hücre meydana getirilmiş

  • lur.
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

39

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-40
SLIDE 40

Operon modelinin genetik kanıtı

q Bu tip plazmitler kullanılarak;

q I⁺ geni, genotipi I⁻ olan bir konak hücreye q Ya da O⁺ bölgesi, genotipi Oᶜ olan bir konak hücreye sokulabilir.

q I⁻ hücreye bu şekilde bir plazmit yardımıyla I⁺ geni aktarıldığında, uyarılabilirlik tekrar sağlanmaktadır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

40

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-41
SLIDE 41

Operon modelinin genetik kanıtı

q Çünkü, trans-acting faktör olan normal yabanıl tip bir baskılayıcı molekül, aktarılan I⁺ geninden sentezlenmeye başlar. q O⁺ bölgesi, Oᶜ hücreye aynı şekilde aktarıldığında konstitütif enzim üretimi üzerinde bir etkisi olmamaktadır. q Çünkü, kontrolün gerçekleşmesi için O⁺ geninin yapısal genlerin hemen yanında olması gerekmektedir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

41

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-42
SLIDE 42

Operon modelinin genetik kanıtı

q Yani, O⁺ cis-acting regülatördür. q Operon modelinin bir diğer öngörüsü de, I genindeki belirli mutasyonların, I⁻ nin tersi bir etki gösterdiğidir. q Bu durumda, baskılayıcı molekül operatör bölgeye bağlanamadığı için konstitütif olan sentezin yerine, q Uyarıcı ajan olan laktoza bağlanamayan mutant represör molekülün oluşması söz konusudur.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

42

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-43
SLIDE 43

Operon modelinin genetik kanıtı

q Sonuçta, baskılayıcı molekül daima operatör diziye bağlı kalmakta ve yapısal genler kalıcı olarak baskılanmaktadır (IS mutasyonu-süper represyon). q Eğer böyle bir durum söz konusu ise, ilave bir I⁺ geninin baskılama üzerinde çok az etkisi görülür ya da hiçbir etkisi görülmez.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

43

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-44
SLIDE 44
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

44

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-45
SLIDE 45

Lac operonunun pozitif kontrolü: Katalitik aktivatör protein (CAP)

q β-galaktozidaz’ ın rolü; laktozu, glukoz ve galaktoz bileşenlerine parçalamaktır. q Daha sonra galaktoz, hücrede kullanılmak üzere glukoza dönüştürülür. q Hücre kendisini bol miktarda hem laktoz hem de glukoz içeren bir ortamda bulursa ne olur?

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

45

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-46
SLIDE 46

Lac operonunun pozitif kontrolü: Katalitik aktivatör protein (CAP)

q Hücrenin β- galaktozidaz üretmek için laktoz tarafından ‘indüklenmesi’ enerjinin rasyonel kullanılması bakımından uygun değildir. q Çünkü hücrenin ihtiyacı olan glukoz zaten ortamdadır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

46

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-47
SLIDE 47

Lac operonunun pozitif kontrolü: Katalitik aktivatör protein (CAP)

q Böyle bir koşulda, katabolit-aktivatör protein (CAP) olarak adlandırılan başka bir moleküler bileşen işe karışmaktadır. q CAP, ortamda glukoz varken lac operonunun ifadesini baskılar. q Katabolit represyon (baskılama) olarak adlandırılan bu inhibisyon, laktoz varlığında bile glukozun metabolize edilebileceğini göstermektedir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

47

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-48
SLIDE 48

Lac operonunun pozitif kontrolü: Katalitik aktivatör protein (CAP)

q Glukoz varlığında, ortamda laktoz olsa bile lac operonu aktive olmamaktadır. q Hücre enerji kaynağı olarak glukozu tercih etmektedir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

48

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-49
SLIDE 49

CAP’ın regülasyondaki rolü

q Uyarıcıya CAP-cAMP kompleksi bağlandığında, lac operonu aktive olur. q RNA polimeraz tarafından yapısal genlerin transkripsiyonu gerçekleştirilir. q Transkripsiyonun başlaması için, RNA polimerazın promotor bölgenin nükleotid dizilerine bağlanması gerekir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

49

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-50
SLIDE 50

CAP’ın regülasyondaki rolü

¤ CAP’ın ortamda bulunması, polimerazın promotora bağlanmasını kolaylaştırır. ¤ Ortamda glukoz yokken ve uyarılabilen koşullarda, CAP molekülü CAP bölgesine bağlanarak RNA polimerazın promotora bağlanmasını, ¤ Dolayısıyla da transkripsiyonu kolaylaştırmakta ve pozitif kontrol etkisi göstermektedir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

50

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-51
SLIDE 51

CAP’ın regülasyondaki rolü

q CAP’ın CAP bölgesine bağlanması, cAMP’ye (siklin adenozin mono fosfat) bağlıdır. q Promotora bağlanabilmek için CAP’ın cAMP ile kompleks oluşturması gerekir. q cAMP düzeyi ise adenil siklaz enzim aktivitesine bağlıdır. q Bu enzim, ATP’nin cAMP’ye dönüşümünü katalize etmektedir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

51

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-52
SLIDE 52

Adenilat siklaz tarafından ATP’den cAMP oluşumu

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

52

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-53
SLIDE 53

CAP’ın regülasyondaki rolü

q Glukoz, adenin siklaz aktivitesini inhibe ederek hücredeki cAMP seviyesini düşürür. q Bu durumda CAP, lac operonun transkripsiyonun pozitif kontrolü için gerekli olan CAP-cAMP kompleksini oluşturamaz. q cAMP-CAP kompleksi DNA’ya bağlandığında, q DNA’nın bükülerek yeni bir konformasyon almasını sağlamaktadır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

53

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-54
SLIDE 54

CAP’ın regülasyondaki rolü

q cAMP-CAP ya da RNA polimeraz, tek başlarına, lac promotor DNA’sına etkin bir biçimde bağlanamaz. q Her iki molekülün de birbirine güçlü bir ilgisi yoktur. q Ancak, lac promotor DNA’sının varlığında, bu iki molekül bir arada bulunursa, çok sıkı bağlı bir kompleks oluştururlar. ¤ Biyokimyada bu tip ilişkiye kooperatif bağlanma denir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

54

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-55
SLIDE 55
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

55

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-56
SLIDE 56

Operon modelinin doğrulanması: Kristal yapı incelemesi

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

56

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-57
SLIDE 57
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

57

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-58
SLIDE 58

Triptofan (trp) operonu: Baskılanabilen operon

q Yabanıl tip E. coli, amino asitlerin biyosentezi için gerekli

  • lan enzimleri ve diğer temel makromolekülleri

üretebilmektedir. q Çalışmalarını triptofan amino asidi ve triptofan sentetaz enzimi üzerine yoğunlaştıran Monod, q Üreme ortamında yeterli miktarda triptofan varken, triptofan sentezinden sorumlu enzimlerin sentezlenmediğini gözlemlemiştir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

58

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-59
SLIDE 59

Triptofan (trp) operonu: Baskılanabilen operon

q Daha sonraki araştırmalar, E. coli kromozomunda yan yana bulunan beş tane genin şifrelediği bir dizi enzimin triptofan sentezinde rol aldığını göstermiştir. q Bu genler operonun bir parçasıdır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

59

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-60
SLIDE 60

Baskılama mekanizması

q Jacob ve Monod bu mekanizmayı şu şekilde açıklamıştır: q Normalde inaktif olan baskılayıcı tek başına operonun

  • peratör bölgesine bağlanamaz.

q Ancak, baskılayıcı triptofana da bağlanabilen allosterik bir moleküldür.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

60

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-61
SLIDE 61

Baskılama mekanizması

q Ortamda triptofan bulunuyorsa;

q Triptofan baskılayıcıya bağlanır. q Oluşan kompleks yeni bir konformasyon alarak operatöre bağlanır. q Transkripsiyonu baskılar.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

61

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-62
SLIDE 62

Baskılama mekanizması

q Böylece, anabolik yolun son ürünü olan triptofan ortamda bulunuyorsa, sistem baskılanır. q Triptofan sentezinden sorumlu olan enzimler üretilmez.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

62

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-63
SLIDE 63
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

63

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-64
SLIDE 64

Baskılama mekanizması

q Regülatör kompleksi operonun transkripsiyonunu engellediğinden, bu baskılanabilen sistem negatif kontrol altındadır. q Baskılama mekanizmasında triptofan da katıldığı için, bu denetleme modelinde triptofana ko-represör (ortak-baskılayıcı) adı verilir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

64

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-65
SLIDE 65

Attenüasyon, operonun kontrolünde önemlidir

q Yanofsky, yüksek triptofan derişiminde, transkripsiyonun başlamasını takiben yaklaşık 140 nükleotid sentezlendikten sonra mRNA dizisinin sonlandığını bulmuştur. q Bu işlem operonun genetik ifadesini etkin bir şekilde azalttığının göstergesi olarak ‘attenuasyon’ (güç kaybı, zayıflaması) olarak adlandırılmıştır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

65

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-66
SLIDE 66

Attenüasyon, operonun kontrolünde önemlidir

q Ortamda triptofan yoksa ya da çok düşük derişimde bulunuyorsa, transkripsiyon başlatılır ve hemen sonlandırılmaz. q Transkripsiyon, lider dizinin ilerisinde yer alan trpE ile başlayan yapısal genleri şifreleyen DNA dizisi boyunca devam eder.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

66

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-67
SLIDE 67

Attenüasyon, operonun kontrolünde önemlidir

q Lider dizide, 115-140 nükleotidlik bir bölgede yer alan çeşitli delesyon tipindeki mutasyonların incelenmesi ile attenuasyonda rol alan bölge belirlenmiştir. q Burada oluşan mutasyonlar attenuasyonu ortadan kaldırmaktadır. q Bu bölgeye ‘attenuatör’ adı verilmiştir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

67

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-68
SLIDE 68

Attenüasyon, operonun kontrolünde önemlidir

¤ Transkripsiyona uğrayan ilk DNA dizisi, ‘saç tokaları’ adı verilen, karşılıklı iki özel ilmik şeklinde katlanma potansiyeline sahip bir mRNA’nın ortaya çıkmasını sağlar. ¤ Fazla miktarda triptofan varlığında oluşan saç tokası sonlandırıcı (terminatör) yapı gibi davranır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

68

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-69
SLIDE 69

Attenüasyon, operonun kontrolünde önemlidir

q Transkripsiyon hemen her zaman erken sonlanır. q Diğer taraftan, triptofan azsa, sonlandırıcı olmayan (anti- terminatör) saç tokası adı verilen diğer bir yapı oluşturur.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

69

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-70
SLIDE 70
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

70

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-71
SLIDE 71

Attenüasyon, operonun kontrolünde önemlidir

q Attenuasyon, E. coli’de, amino asit biyosentezi için gerekli

  • lan enzimleri kontrol eden diğer bakteriyel operonlar için

de geçerli olan ortak bir mekanizma olarak görünmektedir. q Triptofandan başka, threonin, histidin, lösin ve fenilalanin metabolizması ile ilgili operonların lider dizilerinde de attenuatörlerin varlığı gösterilmiştir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

71

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-72
SLIDE 72

Attenüasyon, operonun kontrolünde önemlidir

q Attenuasyon zaman ve yer açısından prokaryotlara özgüdür. q Ökaryotlarda transkripsiyon çekirdekte, translasyon ise sitoplazmada meydana geldiği için böyle bir mekanizma

  • lanaksızdır.
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

72

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-73
SLIDE 73

ara operonu

q E. coli’de arabinoz (ara) operonununun kendine özgü bir özelliği vardır. q Çünkü, aynı regülatör protein hem pozitif hem de negatif kontrol yapabilme özelliğine sahiptir.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

73

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-74
SLIDE 74

ara operonu

q Dolayısıyla, bu protein, gen ifadesini ya uyarır ya da baskılar. q Operonun aktif ya da inaktif olması:

q Arabinoz şekerinin metabolizmasında, üç yapısal genin şifrelediği (ara B,A ve D) enzimler rol alır. q Sistem, sadece I bölgesine AraC bağlı olduğu zaman uyarılır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

74

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-75
SLIDE 75

ara operonu

¤ Uyarılma için hem arabinoz hem de cAMP birlikte bulunmalıdır. ¤ Ortamda arabinoz ve cAMP bulunmadığında AraC proteine hem I hem de O₂ bölgesine bağlanır. ¤ O2 bölgesi, I bölgesinin 200 nükleotid yukarısında bulunur.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

75

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-76
SLIDE 76

ara operonu

q AraC iki regülatör bölgeye dimer olarak bağlanır. q İki bölgede bağlı durumdayken bu iki dimer birbiri ile ilişki kurarak baskılanmaya neden olan ilmik yapısının

  • luşumunu sağlar.
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

76

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-77
SLIDE 77

q ara operonu ile ilgili bu bulgular, birbirleri ile ilgili gen gruplarının regülasyonunun ne kadar karmaşık bir işlem

  • lduğunu göstermektedir.

q Regülatör mekanizmalarının gelişmesi, bakteriyel sistemlere, çeşitli doğal çevrelere uyum sağlamada evrimsel avantaj kazandırmıştır.

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

77

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-78
SLIDE 78
  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

78

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)

slide-79
SLIDE 79

TEŞEKKÜR

Bu sunumun hazırlanmasındaki katkılarından dolayı aş︎a︎ğıda ğıda isimleri verilen ö︎rencilerime teş︎ekkür ederim. rencilerime teş︎ekkür ederim. ekkür ederim.

FATMA GÜNDOĞAN DENİZ BABACAN

79

  • Prof. Dr. Bektaş TEPE

(Kaynak: Genetik Kavramlar, Klug, Cummings & Reece)